Maji Nedir?

"Maji irade doğrultusunda değişiklik yaratmanın Sanatı ve Bilimidir."

Aleister Crowley

"Maji en yüce, en mutlak ve en ilahi doğa felsefesinin bilgisidir. Uygulama ve harika çalışmalarında ilerleyerek, her şeyin içsel ve okült erdemlerinin üzerine doğru bir anlayışla gidilir, uygun nesnelere doğru araçlar uygulanır, böylece olağanüstü ve hayret verici sonuçlar elde edilir. Dolayısıyla, Majisyenler doğa sırlarını inceleyen engin ve azimli araştırmacılardır ve yeteneklerinden dolayı basit insanların mucize gözüyle baktığı etkenleri önceden belirleme gücüne sahiptirler."

Kral Süleyman'ın Legemeton kitabının Goetia bölümü


Maji

Maji oldukça hassas bir konudur. Onun kadar yanılgı ve yanlış tanımlamaya tabi olan çok az konu vardır. Bu yazımızda bu yanlışları kaldırıp hakkında doğru bilgiler vermeye çalışacağız. Her şeyden önce okurların maji konusunda ön yargıları varsa, bunları bir kenara atmalarını davet ediyoruz, en azından bu yazı süresince. Çünkü bu sayfalarda majinin gerçekten ne olduğu ve insan yaşamındaki hayati rolünü yazacağız. Asırlardır örtbas edilen gerçeklere deyineceğiz. Çünkü yaşadığımız çağda, istesek de, istemezsek de, bu gerçekler yavaş yavaş ortaya çıkıyor. İyi de, kötü de olsa, sırlar ifşa ediliyor. Konu hiç de sanıldığı gibi karmaşık, hurafeli veya uçuk değil, tam tersine açık fikirli, uygar ve aydın insanlara hitap edebilecek bir konudur. Gerçek maji din ve bilimi bağdaştıran, insanın temel gerçeklerini ortaya koyan, insan haysiyetini yücelten, yaratıcılığını ve özgürlüğünü onaran bir uğraştır. Bu yazımızda mümkün olduğu kadar akademik bir stil uygulamayacağız ve anlaşılır kılmaya çalışacağız.

Maji batı kökenli bir kelime olup, çoğu zaman büyü olarak tercüme edilir. Büyü kirletilmiş bir kelimedir ve batıl inançlar, karanlık uygulamalar, şarlatanlık, yerine getirilmeyen vaatler gibi akla hiç de hoş olmayan şeyler getirir. Son zamanlarda bazı Türkçe kitaplarda büyü kelimesine eski Şaman şan ve şöhretini uygun anlamları aşılama çabasına girilmiştir, ama yine de maji kelimesini tercih edeceğiz. Çünkü maji kelimesinin etimolojik kökenlerinde önemli anlamlar vardır. Bunlara diğer yazılarımızda deyindik ve burada tekrarlayacağız: "Zerdüştlüğün rahiplerine Magiler denilirdi. Magiler astrolojik, ilahiyat, doğal şifa ve okült bilgileri, erdem ve bilgelikleriyle ünlülerdi. İncil'de üç Maginin İsa'nın doğumunu önceden bildikleri ve Betelam yıldızını takip ederek bir ahırda yeni doğan İsa'yı kutlayarak hediyeler getirdiklerini yazar... Daha sonra Zerdüştlük, Magilerden dolayı Araplar tarafından Mecüsilik olarak adlandırıldı. Günümüzdeki Maji kelimesi bu kökendendir. Bir ezoterik ekol olarak Maji'nin kökeni de Zerdüştlüğe ve hatta daha da öncelere dayandığı çoğu "modern" majisyen tarafından bilinmez. Ayrıca, maji kelimesini büyü olarak tercüme etmek doğru olmaz. Maji kelimesinin kökeni Hint-Avrupalı dillerde "yüce" veya "ulu" anlamına gelir. Sanskritçe'de "Maha" aynı anlama gelir, örneğin Mahatma (maha=yüce, büyük, atma=ruhsal varlık) büyük ruh, yüce kişi, Maharaja (maha=yüce, büyük, raja=kral) büyük kral anlamına gelir. Aynı şekilde Avrupa dillerinde Ma, Mag veya Maj kökü: Maj-esti, Mag-net, Mag-nificant, Ma-ximum, Mag-nate, Mag-istrate, Maj-or, Mag-ister, Ma-ster gibi başlıklı kelimler yücelik, erk ve asalet anlamlarını taşır. Dolayısıyla, bir kara majiden söz etmek etimolojik açıdan yanlış olur. Maji sadece insanı yücelten, laik olduğu düzeye getiren kutsal bir bilim olabilir." ( Ezoterik Astroloji Bölüm 2). Magiler aslında Ari topluluklarında Zerdüştçülük'ten de eskidir. Magileri, Keldaniler'de, Orta Doğu'da Sabiler, Hindistan'da Magas, Greklerde Magos ve tekil olarak Magoi, Latince'de Magus ve tekil olarak Magi olarak bilinirdi

Majiyi genel anlamda büyüden ayıran şey, majisyenin uygulamalarını kozmik bütünlüğün bilinci ve kozmik yasalara uyumluluk içinde yürütmesi. Kozmos (akılcı bir düzene sahip evren) insanın kişisel, ruhsal, bütünsel gelişmesini ön görür ve bu amaç uğruna başkaların hak ve özgürlüklerine dokunulmadığı sürece ona her türlü hakkı tanır. Büyücü ruhsal ve kozmik yasaları bilmez, elinde çalışan veya çalışmayan bazı formül ve teknikler vardır ve bunları kullanırken verdiği hasara değil, aldığı somut sonuca bakar. Eskiden, Maji belirli bir ezoterik öğretinin bir parçasıydı ve belirli kriterleri yerine getiren kişilere öğretilirdi. O zamanlarda maji öğretisi yoga gibi mürşitten müride, genelde inisiyasyon dereceleri bulunan loca sistemi içerisinde, ancak belirli sınavlardan geçmiş seçkin kişilere aktarılıyordu. Günümüzde ise, bir çok sırları açıklanmıştır, iyi veya kötü olsun, artık herkes oturup kitaplardan bile öğrenebilir ve uygulayabilir. Ancak her hangi bir ilerleme kaydetmek için sıkı bir eğitim gerekmektedir. Bu da herkesin harcı değildir. Kişiliği gelişmemiş insanlar böyle sıkı bir disipline kolay kolay girmezler. Bencil insanlar kolay kolay özveride bulunamazlar.

Günümüzde maji konusunda ilerlemek isteyenler, konsantrasyon, imgeleme, meditasyon, zihin ve duygu kontrolü gibi bir çok konuda kendilerini geliştirmek için evlerinde kendi kendine veya aynı fikirleri paylaşan bir grup arkadaşla çalışırlar. Bu sıkı eğitimin bir sonucu olarak insan daha bilinçli ve duyarlı olabilmekte, sezgileri ve zekası daha da açılmakta, dolayısıyla her şeyi az çok olduğu gibi görebilmekte. Böyle bir kişinin güçlerini karanlık emellere kullanacağa görüşü biraz karamsardır. Bir araba hasar ve zarar getirebilir, ancak arabayı yasaklamak yerine sürücüler eğitilse, daha uyanık ve dikkatli bir konuma getirilse bu kazalar neredeyse sıfıra inmez mi? Maji insana az bilenen zihinsel güçlerini kullanmasını öğretiyor. İnsanlar aslında her yerde bu zihinsel güçleri zaten kullanıyorlar. Zaman zaman bazen bilinçsizce etrafındakilere ve kendilerine bu güçlerle zarar verebiliyorlar. Bu konuda bilgilenmek insanı başkalarından ve hatta kendisinden korur. Günümüzde NLP, Ben Ötesi Psikoloji, Hipnoz, Pozitif Düşünce gibi bir çok yeni akımın değindiği esaslar ve fazlası binlerce yıldır ezoterik okullarda öğretilmekteydi. Son 150 yılda ortaya çıkan ve daha önce sır olarak saklanan bir çok ezoterik öğreti bazı kişilerce adapte edilip modern isimler altında iş adamları, satıcıları eğitmek üzere birçok seminer ve kursa malzeme olmuştur. Ancak ezoterik öğretilerin kapsamı bunlardan çok daha geniştir. Maji aslında hazır bir bilgi paketi değildir, bilgi o denli geniştir ki her şeyi birden öğrenmek mümkün değildir. Bunun yerine birçok temel teknik ve bilgiler verilmekle beraber, daha çok bilgi edinmenin, aydınlanmanın ve gelişmenin yöntemleri öğretilir. Gelişme için gerekli çalışmayı insan ancak kendisi yapabilir. Bu yöntemlerle insana gerekli ve istediği bilgiyi kazanır, ama kullanmak için hazır olmadığı bilgiyi sonraya bırakmalıdır, her şeyin bir zamanı vardır. İşine yaramayan bilginin hamallığını yapmamalıdır. Bilgi derken telefon numaraları, kişisel sırlar, küçük hesaplar ve her türlü gereksiz bilgileri kastetmiyoruz. Gerçek bilgi kalıcı bilgidir, bizim bir parçamızı oluşturacak prensipler ve teknikleri içerir.

Dion Fortune Majiyi "Batı Yogası" diye tanımlamıştır. Her toplumda kendi kültürüne uygun ruhsal ve psişik gelişme ve aydınlanma sistemleri gelişmiştir. Batı Tradisyonu, örneğin yoga gibi doğu sistemlere nazaran daha az tanınmaktadır. Çünkü tarih boyunca ağır baskılara maruz kalmış ve yer altına inerek, bir nevi gizli öğreticilik şeklinde varlığını sürdürmüştür. Bu baskılar özellikle Hıristiyanlık tarafından uygulanmıştır. Örneğin, İslam'da böyle bir baskı nispeten pek olmamıştır. İspanya'da Müslüman Endülüslüler altında gizemli Yahudi öğretiler gün ışığına çıkmıştır. Kabala okulları açılmıştı ve en önemli kitapları yayınlanmıştı. Hıristiyanlığın bu baskısı, (ki burada Hz. İsa'nın gerçek öğretileri değil Kilise örgütünü kastediyoruz) majinin diğer hermetik, ezoterik ve okült bilimler gibi kadim geçmişe sahip olmasından kaynaklanır. Hıristiyanlık kendi dini ideolojisini yaymak ve kilisenin kitleler üzerinde hakimiyetini pekiştirmek için kadim öğretilerin etkisini silmeye çalışmıştır. Onlar ne de olsa eski pagan dinleri ile yakın bir bağları vardı. Ayrıca dini ideolojisi Tanrısal vasıfları Tanrının oğlu olarak gördüğü İsa üzerinde toplamaya çalışmıştır. Oysa kadim öğretiler bu konuma insanı koymuştur. İnsanın küçük bir evren ve potansiyel olarak bütün tanrısal melekelere sahip olduğunu savunmuşlardır. Aslına bakılırsa, İsa konusunda günümüzde pek çok şey ortaya çıkmıştır, bunlar da pek çok farklı teze yol açmıştır, hatta bir görüşe göre İsa aslında bir majisyendi.

Majinin, günümüzde gerek pratisyenler, gerekse de teoriysenler arasında en popüler tanımı, Aleister Crowley tarafından verilmiştir: "Maji, irade doğrultusunda değişiklik yaratmanın Sanatı ve Bilimidir (Magick is the Art and Science of creating change in confomity with will)." Bu tanım dışında "Her bilinçli fiil, majikal bir fiildir (Every intentional act is a magical act)" ifadesini eklemiştir. Yani bilinçli olarak özgür irademizle belirli bir amaca yönelik bütün faaliyetlerimiz majikal faaliyetlerdir. Bu, örneğin kendimize bir çay hazırlamak bile olabilir (Crowley'nin verdiği örnek). Bilinçsiz ve alışkanlıkla yapılan fiillerin "gerçek irademizden (true will)" kaynaklanmamaktadır. Değişiklik yaratmak insana özgüdür, örneğin şekilsiz bir taşı yontup bir sanat eseri yaratmak, tarihin akışını değiştirecek kararlar almak, zararlı bir alışkanlığa son vermek, yine bir yetenek kazanmak, her türlü engeli aşıp başarılı olmak vs. gibi. Ancak, insanlar çoğu kez yaşamlarını kendi haline bırakıyorlar, otomatik bir varlık gibi yaşayarak, hiç bir gelişme kaydetmiyorlar, Gurdjieff'in deyimi ile "uyku" halindeler. İşte majinin amacı insanda farklı bir cevher yaratmak ve ona değişiklik yapmanın ve değişime uğramanın teknolojisini ve yollarını sunmaktır.

Bütün insanların kendilerini ele alıp bazı köklü değişiklikler uygulamaya ihtiyaçları vardır. Bu açıdan Maji doğu sistemlere göre daha akıcı, daha az inkarcı bir sistemdir. Doğu sistemlerin çoğunda inzivaya çekilip maddeyi ve bedeni ve dolayısıyla doğayı inkar etmek vardır. Sadece ruhun bulunduğu bir evren durgundur, en azından bizim bulunduğumuz mekan ve seviye açısından. Oysa ruh ve madde aralarında sonsuz karşılıklı ilişki içerisindedir. Batı Ezoterik Tradisyonunda özünde insanın kendisine fazla baskı uygulamadan, uygar insan modelinden uzaklaşmadan bir bütün olarak gelişmesi ön plandadır. Bu açıdan Majiyi küçümseyenler olmuştur. Kimisi nefsini yok etmek, yenmek gerektiğini bize söyledi. Peki insan nefsi onun bir parçası değil mi? İnsan bir parçasına karşı nasıl savaş açar? Nasıl kin ve nefret duyar? Bir arabanın içini açıp şu parça gereksiz, onu söküp atalım daha iyi işler denilebilir mi? İçimizdeki yüksek potansiyellerimizi açığa çıkardığımızda, zaten nefsimizde o bütün içerisinde doğru yerini bulur. Nefis kelimesi nefesten gelir, can ve yaşamdır. Majinin özünde Işığı maddeye indirmek, maddeyi erdemle aşılamaktır. İnsan nefsi düşmanı değildir, insan doğal olduğu sürece bir sorun yaratmaz, her parçası gerektiği yerde gerektiği şekilde işlevini görür. Nefisle güreşmeye kalkışırsan o canavarlaşır, o içinizde bir çocuk gibidir sadece onu daha yüksek, güzel ve ahenkli doyumlara yöneltmek gerekir.

Majikal felsefede insan bir küçük evrendir, her parçası büyük evrenle ilintidir. Her parçasının bir bütün içinde yeri vardır ve her parçası kutsaldır, çünkü "insan Tanrı'nın suretinde yaratıldı". Diğer yandan başkaları majinin güce dayandığını dolayısıyla "kötü" olduğunu söyleyenler var. Eğer güç kötüyse, güçsüz ve zayıf olmak iyi mı oluyor? Güçsüz olacaksanız o çok korktuğunuz kendi nefsinize nasıl karşı koyacaksınız? Güçsüz insan kendisine zarar verebilecek her türlü girişime karşı kapısını açık tutup teşvik etmiyor mu? Biz Cennette yaşamıyoruz, fizik ortamında fizik yasaları hakimdir. Her tarafımız doğa ile çevrili, biz de doğal varlıklarız, ona sırt çevirip pembe duvarla çevrili bir mekana kapanamayız. Görevimiz doğal, korkusuz ve gerçek birer insan olmak, içsel özgürlüğe kavuşmak, ruhsal yasaları yeryüzüne indirmek, kendi gelişmemize paralel olarak başkalarını da geliştirmek, böylece insanca yaşanabilecek gerçek değerleri yücelten bir toplumu oluşturmaktır.

Crowley'nin maji konusundaki kısa fakat mükemmel tanımını yakından inceleyelim. Çünkü her zaman olduğu gibi gerçek okült inisiyeler kelimelerini çok dikkatli kullanırlar ve onlara anlam içinde anlam yüklerler. İlk dikkatimizi çeken şey onun hem bir sanat, hem de bir bilim oluşudur. Sanat yaratma, ilham ve tezahür etmeyi içerir. Yani maji kuru bir bilim dalı değildir, uygulamaya koymak onun başlıca unsurudur. Bilim bilindiği gibi kanıtlanmış hipotezlerden ve varsayımlardan oluşmuş bir veri kümesidir. Gerçek bilimde ideoloji yoktur, pozitif bilim ve dolayısıyla negatif bilim diye bir ideoloji yoktur. Bunlar bazı akademisyenlerin ürettikleri batıl inançlardır. Eğer bir şey çalışıyorsa vardır, o kadar basit. Teorik açıdan mekanizmasını tam anlamayabiliriz, açıklamak için en uçuk bilim kurgu fantezileri aratmayacak türde teoriler üretebiliriz, ruhlara, meleklere, cinlere, psikolojik, parapsikolojik etkenlere bağlayabiliriz. Tek bildiğimiz şey bir şeyler çalışıyor ve arkasında bir sistem var, yüz yıllarca geçmişi olan geleneksel kaynaklar bunları belirli teorik ve felsefi çatılar altında sistemlere bağlamış. Bunlar belki de arkaik olabilir, ancak zaman zaman çok eski kaynaklarda dahi şaşılacak biçimde akılcı ve modern yaklaşımlara rastlamak da mümkündür. İnsan dehası her çağda parlamıştır. İnsan dehası teknoloji ile üretilemez, yüksek bir şuur haline tabidir. Maji'de diğer Hermetik bilimler gibi insan dehasını, insan potansiyelini ortaya çıkarmaya yöneliktir. Bunun dışında bazı modern görüşlere göre Majide "üzümü ye, bağını sorma" ilkesi geçerlidir. Yani bir şey çalışıyorsa ve ondan faydalanabiliyorsan, sebebinin ne önemi var. Maji çalışmasına çalışıyor, ama çalışma şekli biraz tuhaf, hayvanlar nasıl içgüdülerle doğa yasalara uyum sağlayabiliyorsa, insanlar da bir şekilde sezgileriyle görünmeyen alemlerden kaynaklanan psişik ve metafizik yasalara uyum sağlayabiliyorlar. Yeter ki o içsel pırıltının ona yön vermesine izin versinler. Bu hem o ünlü sırlardan biri, hem de majinin garip yanlarından biridir

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !